Amerika Türkiye Karşılaştırması

Arkadaşlar eminim herkesin fark ettiği üzere ülkemizde yeni moda, her yaşanan kötü olayı sanki tüm ülkenin yardımıyla gerçekleşmiş, sanki tüm insanlarımız tecavüzcü, katil haline gelmişte diğer tüm ülkelerde insanların birbirine çiçek dağıttığı vs vs paylaşımlar yapmak. Her sabah uyandığınızda “Amerika uzaya çıktı, biz hala sakız orucu bozar mı bunu tartışıyoruz” gibi paylaşımlar yada birisi tecavüze uğrayınca “Yaşanmaz artık bu ülkede” tarzı paylaşımlar yapmazsak içimiz rahat etmiyor. Ben size kendi yaşadıklarımdan Amerika Türkiye kıyaslaması yapmak istiyorum. Bunu anlattığım bir kaç arkadaşım Amerika kötüymüş ama kesin İngiltere böyle değildir dediler(İnsanımız görmeden, tatmadan atmasını çok seviyor) 🙂 O yüzden tahminen bu yazıyı okumanın içinizde “Bizim ülke kralmış ya” dedirtmeyeceğinin farkındayım ama ola ki bir iki insan yanlışlıkla gülümser de böyle düşünürse ne ala! Vede bu anlatacaklarım genel olarak Bellevue, Washington ve Los Angeles, California’da karşılaştıklarım. Bunu söylememin sebebi ise Bellevue, Amerika’nın en zengin yerlerinden birisi. Microsoft, Amazon, Boeing gibi dünya devi firmaların ana kampüslerinin olduğu yer yani anlayacağınız dünyanın en zengin adamı Bill Gates’in oturduğu yer. Artık ne kadar güvenli olduğunu anlatmama gerek yok herhalde. Los Angeles’ıda zaten herkes Hollywood filmlerinden filan duymuştur diye tahmin ediyorum.

  1. Evimin hemen altında olan market çalışanının içki çaldığı için bir insanı 10 dakika kovalayıp yakalayınca da 7 yerinden bıçaklaması (http://q13fox.com/2014/10/01/man-stabbed-in-downtown-bellevue-suffers-life-threatening-injuries-police-say/)
  2. Karşı komşumun bıçaklanarak öldürülmesi, evinin ateşe verilmesi vede sonradan zaten kadının o yolun yolcusu olduğunu öğrenmemiz (http://komonews.com/news/local/source-bellevue-murder-victim-had-ties-to-human-trafficking-11-21-2015)
  3. Bir bayan arkadaşımın gece yarısı bir otoparkta saldırılıp, burnunu kırana kadar(abartısız) yumruklayıp sonra hiçbir şey olmamış gibi çekip gidilmesi. Kızcağız günlerce kesinlikle tanıdığım biri değildi, niye olduğunu bile bilmiyorum dedi durdu.
  4. Barda bir bayan arkadaşımın bayanlar lavabosuna giderken peşinden girip, onca insanin içerisinde tecavüze uğraması ve kimsenin ruhunun bile duymaması.
  5. Yeni girdiği çeteye kendini kanıtlamak için rast gele bir insanin sırtından kurşunlanması. http://www.latimes.com/local/lanow/la-me-ln-venice-shooting-victim-identified-20160804-snap-story.html
  6. Şuan ki apartmanımda oturan bir insanin arabamın motorunu çalmışlar diye ağlarken karşılaşmam 🙂 Evet arabayı çalmamışlar, motoru söküp götürmüşler :):)
  7. Sokaklarda yatan yüzlerce insan olması. Evet abartmıyorum, her kenarında birilerinin uyuduğu sabah ve akşam yürünemeyecek kadar güvensiz sokakları var burasının. Bu resmi kendi gözlerimle her sabah görüyorum: http://yovenice.com/wp-content/uploads/2015/04/Homeless-in-Venice-Beach.jpg

Bunlar benim direk tanıdığım ve kendi gözümle gördüğüm olaylar. Eğer görmediklerimden de konuşacak olursak;

  1. Amerika’nın yeni modası “Mass Shooting” adı verilen, eline silahı alıp önüne geleni tarama eylemi. Neredeyse her gün gerçekleşiyor bu aralar. Eminim hepiniz Orlando’da gey bara gidip 50 kişiyi tarayan insanı duymuşsunuzdur. 50 kişi kadar öldüremediyseniz kimse haber yapmak için uğraşmıyor bile. Ama numaralara buradan ulaşabilirsiniz: http://www.gunviolencearchive.org/reports/mass-shooting
  2. Amerika’nın dünya tecavüzünde bir numaralı sırada oluşu ve kimsenin bu konuda tek bir söz bile etmeyişi. Oran olaraksa her 6 amerikalı kadından 1’inin hayatında en az bir kere tecavüze uğraması mesela: https://www.rainn.org/statistics/victims-sexual-violence
  3. Polis vahşetinin her gün artması ve her gün arabasında polis tarafından vurulan insanların olması. Daha önce bu konuyu duymayanlar için biraz arka plan vereyim. Amerika da silah taşımak serbest. Dolayısıyla polis kimin kendisine ateş edeceğini bilemiyor. Eğer polis sizi durdurursa elini direksiyon üzerine koyup kımıldamadan beklemek gerekiyor. Ani herhangi bir harekette silah çektiğinizi düşünüp sizi vurma hakkı var. Yıllarca ya niye ani hareket edim ki dedim durdum kendime ama geçen ay zenci bir polisin silahını çıkarıp arabama gelip, ehliyet ruhsat dediğinde hiç yavaşlamadan ışık hızında çıkardığımı fark ettim 🙂
  4. Seri katil olayını dünyada başlatan ve iple çeken ülke olması açısından gözümde çok özeldir Amerika. Ve de böyle bir konuda bile Dexter gibi bir dizi çıkarıp bize seri katilleri bile sevdirmişliği var adamların!! Seattle’da tanıştığım insanlar ciddi ciddi seri katil değilsin değil mi gibi sorularla karşınıza çıktığında şaşırmamak mümkün değil. Fakat 50’ye yakin seri katilin bu eyaletten çıktığını duyunca insan ondan soruyorlar diye hak veriyor!!!

Eğitim & Sağlık sistemi:

Birazda genel bilgi olsun mesela burada sağlık ve eğitim tamamen özeldir. Bizdeki gibi devlet hastanesi yok burada. Gider paranla sigorta satın alırsın(Senede 5000$- 15000$), sonrasında da hasta olmamak için çırpınırsın. Çünkü sigortam var diye sevinemeden doktor vizitesinin 250$ olduğunu, ve ekstra her testin bir okadar pahalı olduğunu öğrenirsin. Vede doktorlar tanıyı hiçbir zaman ilk gittiğinde koyamaz. Her seferinde ikinci bir 250$ verirsin 🙂 Hasta olduğu halde pahalı diye doktora gidemeyen kız arkadaşım oldu benim!

Eğitim olarakta durum çok farklı değil. İlk okul ve lise bağlı olduğun mahalleye göre gidersin. Dolayısıyla iyi okulların etrafındaki evlerin fiyatları milyon dolarlar ile ölçülür. Yani babanın güzel bir geliri yoksa, çetelerin ve uyuşturucunun boy gezdiği bir okula gitmek zorunda kalırsın. Her sene eylülde sırf çocuğunun okulu için taşınan aileler var burada. Üniversite ise ayrı bir hikaye. En ucuzunun senede 12,000$dan başladığı ve 80,000$’a kadar çıkabildiği bir ülke burası. Paran yoksa üniversite okuyamazsın. Bizde üniversiteye gitmeyene kız bile vermezler ya hani. Onu burada yapmaya kalksan ülkenin geneli eşsiz kalır anlayacağın;)

Eğlence ortamları:

Amerika da 21 yaşına kadar eğlenebileceğin hiç bir ortam olmaz. Çünkü tüm ülke kültürü içkiye dayalı burada ama o konuda da çok sıkılar. Bizdeki gibi çay bahçeleri, boğaza karşı oturmalar, iskambil filan hiç biri yoktur burada. 21 yaşına kadar ders çalışıp durursun(Gizli partilerde sapıtmalar hariç tabi). Sonrasında da ne kadar eğlendiğin ne kadar kustuğun ile orantılıdır. Kusmuyorsan eğer gecenin sonunda, insanlar eğlenmediğini düşünürler. Vede barlarda ki ortamı yıllardır burada olduğum halde aklım almıyor hala. Çünkü kızlar çıkıp barın ortasında dans ederler. Erkeklerde arkalarından yanaşıp kızların poposuna sürtünmeye başlarlar. Kız gözünün ucuyla bakar ve beğenmediyse ya teşekkürler der yada itekleyerek gitmeni ister. Eğer seni beğendiyse geceyi bu şekilde dans ederek geçirirsin. Bknz: DJ Dez Presents ” Too Hot For Clothes Twerk Party “

Çıkma ve İlişki kurma:

Burada bir kızla tanışırsın ve kahve içelim mi dersin. Kabul ederse çıkmaya başladınız demektir. Sakın ola bizdeki çıkma ile karıştırmayın. Burada iki ay gibi bir deneme süresi vardır. Bu süre boyunca sizde, karşı tarafta istediği kadar çok kişi ile çıkma ve yatma özgürlüğüne sahiptir. İki ay sonra eğer hala eğleniyorsanız, adını “Relationship” dedikleri seviyeye yükseltirsiniz. O zaman artık sevdiğim kız acaba şuan kaç kişi ile diye düşünmek yerine acaba aldatıyor mu diye düşünmeye başlarsınız!

Amerikalılar bu konuda ne diyorlar:

Geldik bu yazının en sevdiğim noktasına. Yıllarca ülkemde ve de şuan sosyal platformda ülkemizi kötüleyip, tabiri yerindeyse “İtin götüne sokanları” gördüm. Şimdi dünyanın en zengin, en güçlü ülkesindeki “Cool” insanların ne düşündüğüne gelelim. Tanıdığım pek çok Amerikalı arkadaşım bu anlattıklarımdan mutsuzlar. Biliyorum çok şaşırtıcı. Yani bu ülkeye sonradan geldiğim için sadece benim karşılaştığım şeyler değil bunlar. Burada yaşayan herkesin bu konularda söylendiğine şahit oldum. Hepsi başka bir ülkede yasamak için can atıyorlar. Ücretsiz sağlık ve eğitimi duyan lanet olsun bu ülkeye diyor. Herkes yorulmuş, herkes bıkmış. İnsanlar durmak bilmeden çalışmaya devam ediyorlar. Hani komşunun çimeni hep daha bir yeşil görünür derler ya. “Keşke Türkiye’de doğup orada yaşasaydım” diyen çok Amerikalı arkadaşım oldu benim 😉

Anlayana…

3 Responses to “Amerika Türkiye Karşılaştırması”

  1. Abuzer dedi ki:

    Güzel bir yazı olmuş

  2. Tr dedi ki:

    document.write(“seni selamlıyorum”);

  3. Ege dedi ki:

    Amerika hakkında okuduğum en değişik yazı. Ellerinize sağlık.

Tr için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir